Dünyaya geldik ve yanlış sorudan başlamış olduk böylece
Kalmak sürç-i lisandır, aslolan hep burda bir başına ve yapayalnız
Çıkartıp ağzımdaki baklayı, bunu görüyor musunuz desem de kaygılarım var
Kaygı dediğin kavgada bile söylenmez ,savaşman gerek, tekbir getir öyleyse
Manşet atsan yere düşmezdi çünkü, yoğun duygular beslerdim yoksul ellerimle
Defansa çarpan kadınlar yanlışa sürükledi beni
Sonra ya Hak dedim ve kurtuldum, gündüze varılır zaten böyle deyince
Riske girdim ve hiç çıkmadım, dedim, henüz kaybetmiş sayılmayız
Dedim, çivisi iyice çıktı artık dünyanın, göz var nizam yok
Gelirken zeminin azizliğine uğra, ister istemez bir ezan okunacak
Acılarını diyorum Harun Abi koy o yüreğine, ben varken burada senin yaran geçmez
Ağzımızın payını alacağız nasılsa dünyadan, buralar tahmin ettiğim gibi
Sanıldığı kadar beyaz, her şey bitti der gibi radikal, aziz Allah
Şiir de yazarım yazmasına da, aşkımız küfre girer diye korkuyorum
İnsanlar birbirine girer diye hiç durmadan ve hiç susmadan
Hiç karşılık beklemeden, karşıdan karşıya geçerken ve akıl şehre sığmazken
Anladım, ölmeyi istemek hep, daha baskın gelmiyor mu sana da Harun Abi
Dirensek bile namımız yürümüyor, öyledir, kendi kalemize ne çok ağladık
Ne çok ağladık ve ne çok Allahû Ekber söyledik parlamentoda, yine de hamd !
Bizi zor günler bekliyormuş, doğru mu, daha çok bekler desene Harun Abi
Hesabı ödeyip kalkacaktık dilimiz döndüğü kadar, dünya geldi hatrımıza
Dünya, yapma çiçekler gibi hep şuramızda, yutkunuyor şarkısını
Kavgamız da aslında erkekçe oldu, ağladığımızı saymazsak
firavunlar devrilir, devran döner, zikrimiz başlar şimdi, Allahû Ekber
(Aşkar, 46, Nisan-Mayıs-Haziran 2018)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder