5 Ekim 2018 Cuma

Parlamentoda Allahû Ekber








Harun Yakarer'e..




Dünyaya geldik ve yanlış sorudan başlamış olduk böylece 

Kalmak sürç-i lisandır, aslolan hep burda bir başına ve yapayalnız
Çıkartıp ağzımdaki baklayı, bunu görüyor musunuz desem de kaygılarım var
Kaygı dediğin kavgada bile söylenmez ,savaşman gerek, tekbir getir öyleyse 
Manşet atsan yere düşmezdi çünkü, yoğun duygular beslerdim yoksul ellerimle 
Defansa çarpan kadınlar yanlışa sürükledi beni
Sonra ya Hak dedim ve kurtuldum, gündüze varılır zaten böyle deyince
Riske girdim ve hiç çıkmadım, dedim, henüz kaybetmiş sayılmayız
Dedim, çivisi iyice çıktı artık dünyanın, göz var nizam yok

Gelirken zeminin azizliğine uğra, ister istemez bir ezan okunacak 
Acılarını diyorum Harun Abi koy o yüreğine, ben varken burada senin yaran geçmez 
Ağzımızın payını alacağız nasılsa dünyadan, buralar tahmin ettiğim gibi
Sanıldığı kadar beyaz, her şey bitti der gibi radikal, aziz Allah 


Şiir de yazarım yazmasına da, aşkımız küfre girer diye korkuyorum
İnsanlar birbirine girer diye hiç durmadan ve hiç susmadan 
Hiç karşılık beklemeden, karşıdan karşıya geçerken ve akıl şehre sığmazken
Anladım, ölmeyi istemek hep, daha baskın gelmiyor mu sana da Harun Abi 
Dirensek bile namımız yürümüyor, öyledir, kendi kalemize ne çok ağladık 
Ne çok ağladık ve ne çok Allahû Ekber söyledik parlamentoda, yine de hamd !


Bizi zor günler bekliyormuş, doğru mu, daha çok bekler desene Harun Abi 
Hesabı ödeyip kalkacaktık dilimiz döndüğü kadar, dünya geldi hatrımıza
Dünya, yapma çiçekler gibi hep şuramızda, yutkunuyor şarkısını 
Kavgamız da aslında erkekçe oldu, ağladığımızı saymazsak

firavunlar devrilir, devran döner, zikrimiz başlar şimdi, Allahû Ekber 

(Aşkar, 46, Nisan-Mayıs-Haziran 2018)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder