5 Ekim 2018 Cuma

Kelimeler ve Adımlar






Aykut Nasip Kelebek'in son şiir kitabı Kelimeler ve Adımlar Ocak 2018'de Usta-Çırak Yayınları'ndan çıktı. Eser üç ayrı bölümden oluşuyor: Kelimeler ve Adımlar, Kısa Peygamberler Tarihi ve Keder ile Bela.
Kelebek'in şiirinde içe dönüklük, basit aşırı ve zorlama lirizmin varlığı bilinçli şiir okuyucusu tarafından hemen fark edilecektir. Mesela Son Model Şiir başlıklı şiirde yer alan
 "ama kalpte açılmış yaranın tadı bambaşka
 ‎ hele sanat tuzunu basabilirsen bu yaraya"
dizelerinde bu özellik epeyce belirgindir. Kalpte açılmış yaralardan bahseden kim bilir kaç şiir ile karşılaştık bugüne kadar. Şiiri lirizmle süslemeyi yüksek sanat eseri meydana getirmenin şartı sayan şairlerin kısır döngüsü belki de bu. Yara, kalp ve gözyaşı üçgeninde sıkışıp kalan, yeni şeyler söylemeyen ve aldığı alkışları bu sıradanlığına borçlu olan bir şiir anlayışı.
Şairin Sonsuz şiirinde de 
 ‎"kolay açılmadı ki kalbimdeki yara kapansın bir anda"
dizesiyle karşılaşıyoruz. Lirik şiir kurma çabası şairin kendi içinde bile özgün kalmasına imkân tanımıyor, kendisini tekrar ediyor.
Fakat bu lirik arayışlar yer yer şairin yakasından düşüyor ve okur siyasal-toplumsal meseleleri ele alan dizelerle de baş başa kalabiliyor bazen. Şair, kitabın ilk şiiri Kelimeler ve Adımlar'ı
 "yalnız ormanlar değil dostluklar da yıkılıp imara açılıyor
 ‎ işte otel her tarafımız ve her yanımız düşman"
dizeleriyle bitiriyor. Böylelikle esere hakim olan bireysel konuların yanında sosyal meselelere de değinilmiş oluyor.
 Ve Kelebek özgüveni yüksek, şiirine fazla güvenen narsist bir eda ile kuruyor bazı şiirlerini. Övülmeye değer bir şey varsa bunu yapacak olan da yine okurun kendisidir. Şairin şiirini övmek için şiir yazmış olması eser içinde epey sırıtıyor. Bu tespiti Kartal şiirinde rahatlıkla görebiliyoruz.
 ‎" bir kartal gibi geçirdim Türk şiirine pençelerimi
 ‎ ve kurulduğum tepeden seyrediyorum küçük şairleri
 ‎ aşağıda kanaryalar sakalar çiçek böcek edebiyatı
 ‎yukarıda bir kartalın hayatı"
 Ayrıca kelebek şiirinin şiir tekniği açısından da belirgin kusurları var.
 ‎Birçok şiir, dize sonlarında ses yakınlığının sağlanması üzerine kuruluyor. Dolayısıyla şair ses peşinde koşarken basit bir şiir kurduğunu fark etmiyor bile bazen.
 ‎"son model şiirler alıyorum bu acılarla
 ‎otomobille son sürat gidilebilir otobanda
 toplumun kalbine gitmek için mısralarıma atla"
 ‎Sözün nasıl söylendiği ne söylendiğinden çok daha mühim belki de şair için.
 ‎Şiir akışını bozan bazı kelimeleri ise dikkatli bir okur kolayca fark edecektir.
 ‎ "anneme on dört yaşına kadar anne diyememem
 ‎  doğurulmuş olmayı kabullenememek ile mi ilgiliydi"
dizelerinde, diyememem ve kabullenememek kelimelerinin dili yorduğu apaçık ortadadır. Diğer şiirlerde kullanılan gelmişçesine, cennetteymişçesine, şiirleştirebilmekte vb. kelimelerle de bu örnekleri çoğaltabiliriz.

Bunun yanında, bireysel temaların tarihsel olan içinde eritilmesi ile karşı karşıyayız. Fakat şair tarihsel olanı sezdirmek ile beraber şiir içerisinde ona bir fonksiyon yükleyemiyor. Şiirin içinde yer almasa şiir şiirliğinden pek de bir şey kaybetmeyecek yani.
Yalı şiirinde bu tespiti haklı kılan bariz örnekleri görüyoruz.
 "sen gittikten sonra kendi Tanzimat Fermanı'mı ilan ettimse de boşuna
 ‎ Batıya gönderdiğim öğrenciler devletimin batışı olarak döndü hayatıma"
 ‎dizeleri, tarihsel olanın şiirde çalakalem yazıldığı izlenimi uyandırıyor okurun zihninde.

Kelimeler ve Adımlar'da İslami duyarlılıklara sahip Müslüman bir şairin şiirlerini okuduğumuz hissine kapılıyoruz. Şair bunu daha çok telmih sanatını kullanarak yapıyor. Kitabın Kısa Peygamberler Tarihi bölümü, peygamberlerin en bilinen kıssalarını merkezine alarak ilerliyor. Fakat Müslüman şairlerde pek de rastlayamayacağımız elitist bakışı da görüyoruz Kelebek şiirinde.
" kitaplarını okuyarak değil de yakarak aydınlanan bir halkın arasında
   yaşadığını unutma"
 ve
 "öyle bir ülkedeyim ki
 ‎milletin asaleti yok devletin adaleti"
 ‎dizeleri, Kelebek şiirinin ayrık detayları olarak okunabilir.


 ‎(Fayrap, 109, Haziran 2018)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder