bu yaralar, hem biraz muğlak dedim kendi kendime
geçmiyor, kimsenin gözlerinden dört nala
ama şu hep geçiyor aklımdan:
umudu öldürmezler, umut ölürse çünkü, film biter
belki sonra cenk, çokça iman, biraz kılıç
sallamıştık, elbet yine sallarız şaha doğru
kavganın vakti gelmez ama kalkar gidersek, Allah çağırdı
ve dedim, bundan sonra kin tutar aşkın nöbetini
yaram hâlâ açık, defteri kapar mısın?
acılar da sararan kağıtlar gibi katlanılmıyor çok defa
-anladım-
bu yüzden bu dünyanın, neresinden dönülse kârdır
çünkü kalbim, dağılıyor ezberden, koca bir Devlet gibi
devrân, gidiyorum ama bir gün dönerim der gibi
kılıçlar sıyrılacak şimdi kınından
sonra kıpkızıl bir kan, iyi halden yırtacağız, bismillah!
dalgınlığım memleketedir, doğrulup gözlerine baktım mı
pusup kalıyor çığlığım bir köşede, sorma
yanacak diyorum cümle kâfirler, besbelli
harbederken mermisi biten ordular kadar şaşkın
vakit tamam, gün ağardı, çağrıldık
ateşin var mı
(Ayasofya, 20, Kasım-Aralık 2017)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder