16 Kasım 2018 Cuma

Buluşma



Çok geç kaldık çok sevdik geciktik çok gençtik
Benim sesim ıslak sakalım seyrek
Seninse hep saklıydı saçların bir bildiğin vardı
Şirinevler’e metro bize aşk babama borç okula harç
Çok geç kaldık çok sevdik geciktik çok

Büyük savaşlardan dönüyorum bir yara ve bir hançer o yaranın üstünde
Hançer paslı, tenimde tetanoz, anam tülbendiyle sarıyor o yarayı
Biz şimdi burada bu odada kim için böyle bu halde niçin
Değdi mi değer miydi vurmak vurulmak o sakin silahlarla delik deşik
Parça parça et oluk oluk kan ve tam alnıma çatından
Saçlarımı sev saçlarını ör başla başkasının bitti dediği yerden şimdi yeniden

Ben kimim
Kim kaçar koynuma bu kırık bu yakın koylara kim
Üstüme üstüme kaç kurşun sıkıldı
Aynı kadını kaç defa sevdim aynı yerinden
Boşmuş boşaymış boşunaymış tepemize tepemize inen bu boşluk
Sanki sağnakların bile sarsmadığı
Sağır sevgiler çoğalmıştı aramızda

Tut ki yenildik tut ki tutunacak tek bir dalımız bile kalmadı dünyada
Tutuşturacak bir odun, tek bir el bile elimize uzanmadı
Düşün yahut düşle öyleyse eşelensin içimdeki karanlık
Çık ve kendini bana hatırlat deyivermiştim birden
Çık ve bu dağınık adamı kendine getir

Ben Türk'sem ve Gürcü'yse gözlerine gizlendiğim kız
Bunda ne var ne çıkar bize bundan uyruğumuz hep başka başka

Madem ki kavuşacaktık
Öyleyse neden gök çatırdadı dört yerinden
O erken gelen gece niçin sevindirmedi bizi
Kaç kez kaçacak bir diyar sevilecek bir yâr
Bulamaz mıydım uyruklarımız hep başka başka

(FAYRAP, 114, Kasım 2018)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder