5 Ekim 2018 Cuma

Sahi Biz Şimdi

-Konya Yusuf'u kuyudan muhakkak çıkaracak bahsindedir-


insanlık şafağın sancısında bekliyor kara bir dumanı
aşınmış torbalarda gizemli ayakucu basışları saklı ben bilirim
kimlerin hangi vakitlerde
pusatlandığından da haberim var
fakat dilim kopsaydı da dilimde tüy bitmeseydi
inadına söylemekten
halkıma anlaşılır gelecek mi bilmiyorum ölümün vaki oluşu
ama Allah var ya yine o Allah var ya bilir yapacağını
siz petrol uğruna vurulduğunuzla kalmayacaksınız
kahır toprakta biten nasırla vuruşur mu vuruşur
hesabımız bu sefer şaşmazsa şaştıklarına istisna olarak
rüyaya yerleşen büyü
cama sırnaşan buğunun hayretiyle ıslanır
bankaların mesai saatlerini şadırvana ayarlı işletmedikleri
soğuk yüzlü bir iş başvurusunda
gürlek mühürlerle onaylandı
AB'yle uyum süreci kapsamında yolları ayrıldı aşkların da
elma desek de armut desek de Yusuf sakınçıkma kuyudan
avurtlarımızda şişkin yüzlü adamların işkencesine dayanılır
senin kız vardı hani feminist olan değil anarşist olan değil
işleri yola koyana kadar dindar kesilen de
onun da adı çıkmış patikalarda çamurlar içinde patronlarla
cebinde sarı kağıttan şiirini bulmuşlar
-günahına kefaret niyetine-
yapacağını bilen Allah tövbesini kurşunlayan kullarını sevmez
sevmedi çoğu zaman da uykusunu ırmağa bırakanları
o bunu çokça söylerdi
ayrılığın gürültüsü kulaklarını sağır etmiş
duymadın bu sebepten
feminist olan kızdan bahsetmiyorum yahu laftan anla biraz
son baskısı tükenmiş bir zulüm say gidenleri
son baskı diyorum raflarda değil
göz göz zindanlarda uluorta
Orta Doğu'da iş işten çoktan geçmiş
işin yoksa ayıkla pirincin taşını
sahi nerde kalmıştık
bir uyku tam ortasına biraz mesafeli olarak bölünürken
yine de sığınıp kaldığımız Allah'ın adaletinde mi
sığınıp kaldığımız diyorum
sızıp kalmak aklının ucundan bile geçmesin
anarşist olandan bahsetmiyorum yahu
hiç yapar mıyım öyle şey
hazır durulmuşken bir yumruğa sarılmak senden geçti
hadi topla o saçındaki beyazları da öl bir an evvel
kıl kadar ince kollarla hayata tutunmak düşman çatlatır
kimsenin burnumuza tüttüğü falan yok çaktırma
dört gözle beklediğimiz yönünde çıkan rivayetlere
okkalı bir cevap olsun diye gözlüğümüzle
geçerdik çarşılardan hatırla
ama Yusuf'u oraya da biz atmadık ya canım
kuyudan sarkan başlar bildiler bu elma-armut işi değil
tövbesini kurşunlayan kullarını sevmeyen Allah
bilir ya yapacağını
evet
kağıtta öylece kalakalan karalama şiirden bahsediyorum
bir Yakup sabrıyla usanmadan anlatıp durdum sana
hadi söyle iş olacağına varır biz bizeyiz dökül bakalım
sahi biz şimdi aynı yaşta aynı şiire mi sevdalanmıştık

(Hasbelkader Fanzin, 2, Mart-Nisan 2017)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder