5 Ekim 2018 Cuma

Gerçekten Şiire Irmaklar





Hakan Kalkan ilk şiirini henüz 18 yaşındayken 1997'de Şehrengiz Dergisi'nde yayımlayarak Büyük Türk Şiiri'ne ve özellikle Neo Epik Şiir geleneğine dahil olmuş bir şair. Ve bu yürüyüşünü Atlılar, Huruç ve Fayrap dergilerinde de şiirlerini yayımlayarak sürdürdü.
Şairin ilk şiir kitabı Meryem Koçaklamaları'nda 11 şiir mevcut. Hakan Kalkan'ın poetik duruşunu yansıtması açısından önemli ve tertemiz, berrak Türkçe ile yazılmış bir ilk kitap.

Şair her ne söylemişse halk için, halkın içinden söylemiş, şiirlerinde bütünüyle halkın gerçeklerini işlemiştir.

"Yirmili yaşlar parklar pankartlarla ihtilal peşindedir
 Bir uygunluk gösterisi olarak sürdürülen orta yaşlarda
 ‎Şakaklarda ağrı yoktur
 ‎Her gün bildik bir hastalıktır yalnızlık yüz yüze gelinen her yerde
 ‎Kat kat evlerde kat kat insanlar otobüslerde üst üste"
(Bulantı)

Bu dizelerde bireyin ömrü boyunca yaşadığı evrilmenin, dönemsel olarak belirginleşen özelliklerinin fotoğrafı çekilmiş adeta. Neo Epik Şiir anlayışının apaçıklığı hemen farkediliyor. Boğuk, yorucu, anlamsız süsler, gösterişli ifadeler yok. Yalın ve saf, tertemiz Türkçe ile dipdiri gerçeklik.

Yer yer tok, heybetli, gür ve sert seslerle örülü dizelerle karşılaşan herkes Hakan Kalkan şiirindeki İsmet Özel tarzı söyleyişi kolaylıkla farkeder.

"Saçlarını ör
 Saçlarımı ör
 ‎Çatlarcasına çarpsın kalbim
 ‎Ey kalbim ey bütün hünerim çatlarcasına çarp"

(Bulantı)

dizeleri, şairin etkisi altında kaldığı bir başka şairi ele vermesi açısından kıymetli ve dikkate değerdir.

Şair diğer Neo Epik Şairler gibi anlamı, yani söyleyişten ziyade söyleneni öncelemiş, merkeze almış olsa da sesi tamamen geri plana atmamış, yok saymamıştır.

"Yaslanıp bir çobanın son şarkısına yalnız ve sabırlı"
(Üçgen)
6 kere 'n' 7 kere 'a ve ı' seslerinin kullanılmış olmasını rastlantı ile açıklayamayız. Kalkan şiirinin ustalığı belki de sesi ıskalamamasında, anlamı sesle taçlandırabilmesinde.

 Hakan Kalkan, ruh halini yansıtan içe dönük söyleyişlerin yanında birçok şair gibi toplumun sorunlarına ve aksaklıklarına kayıtsız kalamamış, toplumsal ve politik eleştiri olarak okuyabileceğimiz anlatıma başvurmuştur.

"Geçtim saatlerce konuşup gülüşmeler arasında arada Filistin arada bir Kosova demekle avunanları
Geçtim evlerde kocalar sus karılar sus oğullar sus kin tutmaktan değil asla
Geçtim kabarmış göğüsleriyle kollarını gererek yürüyen ev sahiplerini
Ve içinden mırıldanıp da her şeye olur diyen mızmız kiracıları"
(Suratsızlığa Övgü)
İslam coğrafyasının uğradığı felaket karşısında romantik söylem geliştirip büyük sorunları kınamakla geçiştiren politik ahlaksızlığa bir itiraz bu.

 ‎"Evler alırlar arabalar eşler
 ‎ Ama neden eviçlerinde en dip odanın en karanlık yerinde beyaz bir örtü içinde durur da Kur'an baş         köşede televizyonlar"
dizeleri Müslüman bir şairin İslami duyarlılıkla kaleme aldığı, yozlaşan ve özüne zıt istikamette dönüşen İslam toplumuna dönük eleştirel sorgulamalardır.

Aynı kelimenin aynı dizede birden fazla kullanılmasıyla şair şiire ritim kazandırmıştır.
 "Yürüdün bin yıldır yürüdün odalarda eskittin ayaklarını
 ‎Üç başlı ejderhalardan yangınlardan kaçırdığın gece
 ‎Terleyen odalarda üşürdü üşürdün"
 Şiiri durağanlıktan kurtaran, kuvvetli ve yerli yerinde yinelemelerle okuyucunun ilgisi de ayakta tutulmuştur.

Neo Epik Şiir geleneğinin Büyük Türk Şiiri'ne sunduğu katkıların başında belki de klişeye yaslanan mızmız bireyciliğe şiddetle karşı çıkması gelir. Toplumu ve siyaseti muhatap alan dizelerde de içe dönük söyleyişlerde de özgünlüğün, yepyeni arayışların peşinde koşan şairlerdir Neo Epik Şairler.

"Sesleniyorsam içten ağlıyorsam içten
 Dışarı çıkmışsam sormuşsam halini birinin
Halimden haber vermişsem birilerine içten
Kapanmışım doğrudur susmuşum hınç duymuşum doğrudur
Aç kalmışım üşümüşüm konuşmak istemişim"
( Herkesin İçinde Bir İbrahim)

 Hakan Kalkan'ın ruh halini söze yansıtmadaki ustalığını ve yeniliğini en bariz şekilde ortaya koyan dizelerdir. 'Ölüyorum bitiyorumla başlayıp ölüyorum bitiyorumla biten' ucuz ve yapmacık, lirik sahtelikten çok uzakta, yepyeni, diri ve duru bir şiirdir Hakan Kalkan şiiri.

Kalkan şiirinde dikkat çeken bir diğer husus da kelimelerin dize içinde yerli yerli yerinde kullanılmasıdır.

"Sabaha çıkmak buruşuk elbiselerle ve el ele öpülen bir alınla beklemek değil aramak
Aramak ve bulmak ve bütün bir özlemle sarılmak sarkıntı kalabalığa rağmen
İçimde şen bir çocuk dolanmaktadır şakrak senin şarkına eşlik eden"
(Meryem Koçaklamaları)

Kelime seçiminde titizlik hemen göze çarpıyor. Uzun dizeler, Türk Şiiri'nde eşine nadir rastlayabileceğimiz bir özellik olsa da fazlalık olarak nitelendirebileceğimiz kelime kullanımları neredeyse yok gibidir, ne bir eksik ne bir fazla yani.


(Fayrap, 110, Temmuz 2018)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder